VEDAT TÜRKALİ HOCAMIZ DA VEDA ETTİ

11351444_10153274061553617_6070417606689130468_nV

1919 doğumlu Vedat Türkali’nin asıl adı, Abdülkadir Pirhasan’dı. Kuleli Askeri Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptığı sırada, Ceza Yasasının 141. maddesine aykırı davrandığı savıyla yargılanıp dokuz yıl ceza biçilmişti… Verilen cezayı yatıp çıktıktan sonra senaryo ve oyunlarıyla tanındı.
Bir zamanlar, Yeşilçam’ın en yüksek ücretini alan senaristi olarak bilinirdi üstat. Bu yükseklik, onun, üç beş yüz liraya iş yaptırmaya alışmış sinemaağalarına karşı ödünsüz tutumundan kaynaklanıyordu sanırım.
Daha sonra çok satan romanlarıyla aynı tutumu, yayıncılara karşı da sürdürecek, koşulları hep kendi belirleyecekti.
Romanlarını, seksenli yılların başlarında Adam Yayıncılık’a yayımlayan Vedat Türkali’yi bu sırada tanımıştım.
Yeni romanı “Mavi Karanlık”ı editör Memet Fuat’a teslim etmiş, mutlaka okumasını, görüşlerini söylemesini istemişti ondan…
Memet Fuat, görevi dolayısıyla okumak durumundaydı bu romanı; ama ısrar üzerine görüşünü açıklama zorunluluğu, kuşkusuz sıkıcıydı!
Tabii bu sıkıcı durumu incelikle geçiştirmeyi bilecek kadar da deneyimli bir yayıncıydı. Oturup bir mektup yazdı. Ustalıklı bir üslupla kaleme aldığı mektupta, onu kırmadan düşüncelerini belirtiyordu.
Mektubunu bana verdi; Türkali’yi evinde ziyaret ederek ona iletmemi istedi.
Türkali’nin evi Nişantaşı’ndaydı. Telefonla randevu alıp ziyaretine gittim. Merak içinde zarfı açıp okudu. Ama belli ki, işitmek istediği sözleri içermiyordu mektup. Sinirli sinirli söylenerek yırttı mektubu.
“Kusura bakma!” dedi. “Seninle bir ilgisi yok bunun…” Sonra ekledi üstat: “Sen okudun mu romanımı?”
Okumuştum. İzlenimlerim olumluydu ve bunları yazacaktım.
Türkali’nin yüz çizgileri yumuşamıştı.
Gerçekten izlenimlerimi yazdım ve Hürriyet Gösteri dergisinde yayımladım.
Yazımı da sevmiş olmalı ki, sonraki zamanlarda ne zaman karşılaşsak, içtenlikle selamlaşır, hal hatır sorardı. Özellikle, TYS yöneticisi olarak yargılandığı Sıkıyönetim Mahkemesine geldiği günlerde Selimiye semtinde sıkça karşılaşırdık.
Vedat Türkali, Türk solunun canlı tarihlerinden biri olarak geçip gitti.

Sosyal Medyada Paylaş

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir