BUGÜN USTAMIN DOĞUM GÜNÜ

yazar 16 Eylül 2016

11351444_10153274061553617_6070417606689130468_nOrhan Kemal’in ardından…

Genç kız, on beş, on altı yaşında var yoktu. Balkan göçmeni bir ailenin güzel kızıydı. Bir gün, çalıştığı dokuma fabrikasının önünde, yaşamın bütün sıkıntılarına birlikte göğüs gerecekleri bir delikanlıyla karşılaştı. Delikanlı, aynı fabrikanın muhasebesinde kâtipti… O, henüz on beş yaşı civarındaki güzel kıza hemen orada tutuluverdi! Önce kızla, sonra da gidip babasıyla konuştu…

Bir yıl sonra dünya evine girdiler.
Yoksulluğa, işsizliğe, mahpusluğa, gurbette ekmeğini arama kavgasına karşı hep yan yana oldular.
Delikanlı, Bursa Cezaevi’nde yattığı yıllarda, hayatının yönünü değiştiren adamla, Nâzım Hikmet’le tanıştı. Romantık şiir denemelerini çöpe attıran Nâzım, onu hikâye yazarlığına yöneltti ve içinden geldiği insanların unutulmaz hikâyelerini yazmasına neden oldu.
Genç adam, kısa zamanda kuşağının önde gelen kalemlerinden biri olmuştu. Yaşar Kemal’den Tarık Dursun’a, Buyrukçu’ya ve bu satırların sahibine kadar her kuşaktan birçok yazarı etkiledi. Kendisini usta olarak benimsetti. Adını edebiyat kütüğüne altın harflerle yazdırdı.
Ama neler pahasına?
Güvendiği yayıncıların onu aldatmaları, gazete patronlarının, tefrika edilecek romanlarını ucuza kapatmaları, Yeşilçam ağalarının para yerine bono verip başlarından savmaları pahasına! Çoğu kış, evine odun kömür; çocuklarına palto alamama pahasına… hatta kimi akşamlar evde tencere kaynatamama pahasına!…
Otuz iki yıl boyunca onunla birlikte bütün olumsuz koşullara direnen güzel göçmen kızı, kocasının o günkü işlerinin iyi mi, yoksa kötü mü gittiğini, kapı tokmağını çalışından anlıyordu… Eğer kocası kapı tokmağını yavaş vuruyorsa, “Eyvah” diyordu, içinden, “Orhan eve eli boş döndü!”
Usta, odasına çekilip de yazısını yazarken, kadının kulağı hep onda oluyordu… Eğer içeriden seslenerek kahvesini istiyorsa koca yazar, kadının içi rahatlıyor, kocasının iyi bir hikâye çıkardığını o saat anlıyordu. Mutlulukla koşup bol köpüklü kahvesini hazırlıyordu.

Ustamın anısına saygıyla!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir