O, kapakların efendisi…

yazar 4 Aralık 2015

Sayfa, sayfa kitaplar… Kimi zaman bilgi, kimi zaman resim dolu… Bir kitabın içeriği her zaman büyük önem taşır. Fakat onları kitapçılarda, yarışa sokan kapakları önemlidir. O kapaklar ki okuyucuya en önemli mesajı taşır. Kitabı ön plana çıkaran, al beni dedirten hep kapaklardır.

Öyle ki, bazı kitap kapakları kitabı çok satanlar listesine taşıyor. İçeriği, anlatımı çok iyi bir kitabın kapağı kötüyse fark edilmiyor, okuyucuya ulaşmıyor.

Ülkemizin saygın yayınevlerinden Doğan Kitap’ın kitap kapaklarını yapan Grafiker Yavuz Korkut kitap kapağı üretimi ile ilgili sorularımızı cevapladı.

 

Kitap kapakları ile kitap ilanları bağlantılı olması mı gerekli?

Evet bağlantı olması gerektiğini düşünüyorum. Şöyle ki, okur ilanını gördüğü, ilgisini çeken bir kitabı satın almak istediğinde, kapağına baktığı anda aradığı kitabı bulduğunu düşünmeli. Yani ilan ve kapak arasında bağlantıyı sağlayan bir tema, görsel vs. olmalı. Böylece okurun algısı ilan sayesinde ilgi duyduğu kitabı kitapçı vitrininde tanıyacak biçimde oluşmuş olur. Bu sayede okur kafasındaki kitap ta netleşmiş olur. Buda bizim için tabii ki çok büyük bir avantaj oluyor.

 

Sizce kitabı ilan mı, kapak mı sattırır?

Kapağın daha etkili olduğunu söyleyebilirim. Öncelikle ilan herkese ulaşan bir tanıtım aracı değildir. Ayrıca bir gazetede, dergide bir kitap ilanıyla karşılaşan okur, bunu “bir ilanı okuduğu” algısıyla okur. Oysa kapağı çekici olan bir kitap, hakkında hiçbir fikir sahibi olmayan bir potansiyel okuru kendine çekebilir. Sadece kapağını beğendiği için bir kitaba şans veren, satın alan pekçok okur olduğunu düşünüyorum. Bir okur kitabevine gider bir kitap seçer kapağını çok beğenir ve kitap ilgisini çeker. O yüzden görselliğin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

 

 

Kitap kapağı yapmak grafikerliğin içinde ayrı bir iş midir?

Her grafiker kitap kapağı yapar diyemeyiz. Kullanılan programlardan daha önemli olan şey “kitap kapağı” fikrine yakın olmaktır. Kullanılan programlar tabii ki işlerimizi çok kolaylaştırıyor, yaratıcılığa önemli katkılarda bulunuyor. Ama yapacağı kapakla nasıl bir his yaratmak istediğini bilmeyen biri için programlar mucize yaratamaz. Bunun için ayrıca fikir üretmeniz, düşünmeniz ve biraz da konuya hakim olmanız gerekir. O yüzden kitap kapağı yapmak çok başka bir iştir. Ama eğlencelidir.

 

Bize biraz kendinizden söz ede misiniz?

1973 istanbul doğumluyum ortaokulu bitirdikten sonra liseyi dışarıdan tamamladım. İlk olarak 1995 -1998 yılları arasında Hürriyet Gazetesi bünyesinde ‘Eğitim Kitapları’ adlı projede başladım yardımcı grafiker olarak. 1998 yılında Dogan Kitap’ta grafiker olarak başladığım yayınevi serüvenime. Şu anda her grafikerin bulunmak isteyeceği bir noktada olduğumu düşünüyorum. Çünkü yayıncılık sektöründeki lider bir yayınevinin kapak tasarımlarını yapıyorum ve işimi severek yapıyorum.

 

Size göre kötü kitap kapağı tanımı nedir?

Hiçbir şekilde albenisi, çekiciliği olmayan ve kitabın içeriğiyle, mesajıyla hiçbir ilişkisi bulunmayan kitap kapakları için “kötü kapak” diyebilirim. Okur kitabı eline alıyorsa ve kapağına bakıp kitabı bırakıyorsa yine kötü kitap kapağıdır. İyi Kitap kapağı bence kitaba uzun, uzun baktıran kapaktır. Buda bizim için çok büyük mutluluk…

 

Çalışmak da olduğunuz yayınevinin yayınladığı kitaplar arasında kapağı değiştirildikten sonra farklı bir satış grafiği izleyen kitap var mı?

Evet, böyle bir örnek var. Maeve Binchy’nin Yalnız Kadınlar Sokağı isimli kitabı ilk baskıda başka bir isim ve kapakla çıkmıştı. Daha sonra hem kitap isminde hem de kapak tasarımında radikal bir değişiklik yaptıktan sonra kitap uzun yıllar çoksatanlar listelerinden düşmedi. Böylece bir kez daha kitap kapaklarının ne derece önemli olduğunu anlamış olduk.

 

Kapağının yaptığınız kitaplar arasında ve çok satanlar listesinde giren bir kitap var mı?

Bab-ı Esrar, Koloni, Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor, İkinci Hayat, Şeytan Yemini, Maeve Binchy kitapları, Öfkeli Yıllar aklıma gelenlerden bazıları. Bu kitaplar uzun süre çok satanlar listesinde oldular. Buda tabi benim için çok büyük mutluluk oldu.

 

Yurt dışını kendi iş kolunuzla ilgili olarak takip ediyor musunuz?  Yurt dışındaki yayınevleri

bu konuda nasıl bir yol izliyorlar?

Evet, web’den yayınevlerinin kapaklarını takip ederim. Son zamanlarda kapak estetiğinde nasıl trendler var anlamaya çalışırım. Her şey o kadar hızla gelişiyor ki hep aynı yerde kalmak tabii ki olmaz. Bu yüzden fırsat buldukça takip etmeye çalışıyorum. Benim kendi tarzıma pek benzememesine, daha minimalist olmasına rağmen Faber’in kapaklarını beğeniyorum.

 

Bir kitaba rastladınız ya da okudunuz, bu kitabın kapağı şöyle olsa daha çok satardı diye içinizden geçirdiğiniz oldu mu?

Çok sık yapıyorum. Hatta şunu şöyle yapmalılardı, bunu böyle yapmalılardı diye düşünüyorum. Sonrada o kapağı kendi kafamda yeniden yaratırım.

 

İsmail Güzel’in “Değil Efendi’nin Renk ve Korku Meselleri” adlı kitabın kapağını neyi temel alarak yaptınız?

Değil Efendi kapak çalışması oldukça kolay oldu. Çünkü kendisi de bir grafiker olan yazarımızla ortak bir çalışma yaptık. Onun kitap kapağında olmasını istediği görselleri birlikte geliştirdiğimiz bir kompozisyona oturttuk.

 

Kapağını yaptığınız her kitabı okur musunuz?

Ayda yaklaşık sekiz kitap kapağı yapıyorum. Bu kitapların bir kısmının okuyorum, bir kısmı hakkında editoryal briefler almakla ve kitabı karıştırmakla yetiniyorum. Bu yüzden hepsini okumaya pek fırsat bulduğum söylenemez. Ama tabii ki özel olarak konusu itibari ile ilgilendiğim ve okuduğum kitaplar oluyor.

 

Ayda kaç kitap okursunuz?

Dediğim gibi çok fırsat bulamıyorum. Mesela kapağını yaptığım her kitabı okumak istiyorum. Fakat, ayda 2 kitaptan fazlasını maalesef okuyamıyorum.

 

Size göre son bir yıl içinde en iyi kitap kapağı hangisi?

Son bir yılın en iyi kitabı diye seçmek çok kolay değil. Ama Doğan Kitap’tan çıkan kitaplardan örnek vermek gerekirse: Günaydın Funda ve Hiç Yoktan İyidir kitaplarının kapaklarının çok güzel olduğunu düşünüyorum. Yine bizden çıkan cinistan Özcan Yüksek kapağı da çok iyi oldu bence.

 

Çalışmalarınız endüstriyel mi ya da yaptığınız çalışmaların duygusal temeli var mı?

Okurun ilgisini çekecek bir kapağın endüstriyel bir biçimde yapılması çok zor. Bana biraz yüzeysel geliyor ve doğal olmuyor. Bu yüzden mutlaka İşin içine duygusallık giriyor. Duygunun da katıldığı kitap okuyucudan mutlaka karşılık buluyor.

 

Hiç kitap yazmayı düşündünüz mü?

Düşünüyorum ilerleyen zamanlarda belki yazabilirim. Bu sektörde olmam belki de benim için çok büyük bir avantajdır. Hepsi iyi bir deneyim olabilir.

 

Kitap kapaklarının sizce son 10 yıllık değişimi nasıl?

On yıl belki on beş yıl kadar önce kitap kapakları bir okuru hafife alan biçimde yapılıyordu. Direkt kitap ismine gönderme yapmazsa yanlış olur gibi bir izlenim vardı. Örneğin Yalnız Kadının Günlüğü diye bir kitap ismi düşünelim. On – on beş yıl böyle bir kitap için kapak düşünüldüğünde o kapakta mutsuz görünüşlü bir kadın, bir günlük bulunmak zorundaydı adeta. Şimdi direkt okurun gözüne sokan değil okura duyguyu sezdiren kapaklar da yapılıyor. Yani sanki kapaklar artık gerçekten düşünülüyor. Okurlar tarafında da önemseniyor. O yüzden eskiye göre gerçekten büyük değişiklikler söz konusu.  Tabii biyografilerde, best seller’larda farklı bir tarz sözkonusu.

 

Bir kitap kapağında size özel kaç prensip var?

Aslında bunun bir sırası yok. Bir araştırma inceleme kitabında çok fazla duygusallık olmaz. Ya da duygusal bir kitapta sert çizgilere çok fazla yer veremezsiniz. O yüzden kitaba göre her şey değişiyor.

 

Kendinize göre bir kategorizasyon var mı, örneğin ben roman kapaklarını iyi yaparım, ama politik kitapların kapakları benim için zor der misiniz?

Böyle bir ayrım yapmam. Hepsi benim için özel kitaplardır. Önemli olan benim o kitapla ilgili duyguyu alabilmem ve tabii kapağıma taşıyabilmemdir. İster politik ister roman isterse tarih kitabı olsun ben bir bağ kuruyorsam o kitap zaten benim için iyidir.

 

Kitap kapağı yaparken hangi bilgisayar programların ve ekipmanı kullanıyorsunuz?

Photoshop, Illustrator, FreeHand gibi programları yoğun olarak kullanıyorum.

 

Yaptığınız çalışmalarda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?

Böyle bir isim yok. Zaman zaman reklam dünyasından isimlerin yaptığı deneysel kapakları ilginç buluyorum. Takip etmeye çalışıyorum. Diğer yayınevlerinde ki kitapları da mutlaka takip etmeye çalışıyorum.

 

Alaylı yada, mektepli olmak sizin sektörünüzde de sorun mu?

Her iki durumun da kendine gore artıları olduğunu düşünüyorum. Alaylı olmak işin temelinden gelip daha çok tevrübe sahibi oluyorsun. Mektepli olunca da sadece onun eğitimini alıyorsun. Bence ikiside çok önemli.

 

İhap  Hulusinin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Saygı duyduğum büyük bir usta.

 

Bir kitap için kaç örnek çalışma yapıyorsunuz. Bunların içinde nasıl bir seçim yapılıyor?

Genelde her kitap için en fazla iki alternatifli çalışıyorum. Arkadaşlarımın ve yazarında da seçimiyle kararı veriyoruz.

 

Yaptıklarınız kitap kapakları arasında en çok beğendiğiniz hangisi?

Aslında ayırt edebilmem çok zor .Ama Granj kapaklarını beğeniyorum. Selim ileri kitapları, Öfkeli Yıllar,  Ahmet Ümit kapakları. Bütün  hazırladığım kitapların benim için ayrı bir yeri olduğunu söyleyebilirim.

 

Genel olarak kitap ve yayın dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de yayıncılık çok hareketli bir dönem geçiriyor. Sektörün ilerlemesiyle ve okur sayısının artmasıyla daha olumlu gelişmeler yaşanacağına inanıyorum. Önümüzdeki en büyük engel tabii ki hepimizin emeğini çalan korsan yayınlar. Korsanla mücadelede herkesin payına düşen görevi yapması gerektiğine inanıyorum.

 

E-kitap uygulaması mesleğinizi nasıl etkiler?

Etkileyeceğini sanmıyorum sonuçta her şekilde kitap kapağı tasarımı olmak zorunda. Ayrıca görsellik bugün on yıl öncesine gore çok daha önemli.

 

Doğan Kitabı bir çalışan olarak nasıl değerlendirirsiniz?

Doğan Kitap kurulduğu günden bu yana bu yayınevinde çalışıyorum. Her çalışan işini titizlik ve büyük bir özen  içinde yapıyor. Yazarına çok değer veriliyor.  Bu kurumun çalışanı olmanın  benim için çok özel ve değerli olduğunu söyleyebilirim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir