Sultan’a sevgi, bana hüsran

FullSizeRenderSoğuğun insanın canını acıttığı bir gün. Üstelik Pazar ve ben hayatımın ilk profesyonel röportajını yapacaktım. Arabamı Kozyatağı’nda ki  Kozzy alışveriş merkezinin otoparkına park ettikten sonra derin bir nefes alıp çantamı alıp hızlı adımlarla sinema katına yöneldim. Röportajın konusu  “Uzaklarda Arama” filmi idi, konuşacağım kişi ise filmin yönetmeni Türkan Şoray’dı. Aslında beni heyecanlandıran ne iş ne röportaj nede film idi. Beni heyecanlandıran tek şey Türkan Sultan’ın kendisi idi.

AÇILIŞRöportajı ayarlayan PR şirketinin medya direktörü Nida Özer ile buluştuğumuzda onun ifadelerinden konunun biraz sıkıntılı olduğunu anladım.

Türkan Sultan ile film öncesi beş soruluk bir röportaj yapmayı planlamıştım. PR ajansı aracılığı ile bu isteğim Sultan’a iletilmiş ve kabul edilmişti. Fakat durumda beni rahatsız eden bir şey vardı. Ortamı incelediğimde bunu kısa sürede buldum. Etraf çok kalabalıktı. Türkan Şoray çapında bir sanatçının böyle bir ortamda bulunması bir izdihamın çıkması demekti. Ve öyle de oldu. Ben daha Türkan Sultan’ı göremeden. Halk çevresini sardı. Korumalar filan derken Türkan hanım güç bela filmin izleneceği salona alındı. Bu arada salonda sanatçıya sevgi gösterisi dinmek bilmiyordu. İmza isteyenler, video ve fotoğraf çektirenler konuşmak isteyenlerin yanı sıra ona dokunmak 4öpmek isteyenlerde vardı. Türkan hanım’ı görüyordum fakat yanına gitmek imkansızdı. Saat 16’da başlaması beklenen film  45 dakika sonra başladı. Türkan hanım 3. Sıra 2. Koltukta oturuyordu. Yanında onu hiçbir zaman yalnız bırakmayan yardımcısı Şenay hanım vardı. Ve film başladı…

Ben filmi seyrederek teknolojiyi kullanıp Medya direktörü Nida hanımla yazışıyordum. Röportaj için yeni bir yer ayarlamışlardı. Film sonunda Türkan Hanım oraya gelecekti . Filmin sonunu sabırsızlıkla bekledim. Daha yazılar dönmeye başladığı anda salonu terk edip, röportaj için ayarlanan yere geçtim. Bana Nida hanım eşlik etti. Beklemeye başladık. Fakat bulunduğumuz alana kalabalık bir topluluk hücum etti. Bu arada Nida hanımın telefonu çaldı. Gelen haber kötüydü. Türkan hanım kendisine gösterilen ilgiden bunalmış ve bir başka alana geçmişti. Bu arada ikinci bir telefon geldi. Türkan hanım otoparka inerken yangın merdivenlerini tercih etmişti. Yanında Kozzy Avm’nin güvenlik elamanları ve yöneticileri vardı. Nida hanımla hızla o noktaya yöneldik. Fakat köşe kapmaca sonuçsuz kaldı. Türkan Hanım çareyi binayı terk etmekte bulmuştu.

3Böylece benim bir Yeşilçam yıldızı ile röportaj yapma projem yarım kalmıştı.

Filme gelince,  “Uzaklarda Arama”  ciddi bir kadro filmi…

Her şeyden önce müzikleri çok güzel seçilmişti. Bazı oyuncu hataları olsa da 10 üzerinden 8 alabilecek bir film. Öte yandan şunu anladım ki Türkan Sultan sonu faciayla, ölümle, ayrılıkla biten filmlerden bıkmış gibi. Bu filmde aşıklar her şeye rağmen ayrılmadılar. Bu seyirci içinde duygusal bir merdiven oluşturuyor ve mutlu son insanların içini ısıtıyor. Türkan Sultan, filme Deniz rolünü oynayan Kızı Yağmur içinde kanlı bir ölümü uygun görmemiş. Bununla birlikte filmin akışı gereği kalp burkacak bir nokta olmalı diye düşünmüş. İşte o noktada Deniz Yani Yağmur Ünal melek oluyor. Filmin sonunda ise güçlü bir vurgu var. Türkan Sultanın bir çok filmin gösteriminin yapıldığı Emek Sineması seyirciye hatırlatılıyor.

Yazı ve fotograflar : Yağmur Ayan

Sosyal Medyada Paylaş

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir